Romatizmal Hastalıklarda Beslenme

Romatizmal Hastalıklarda Beslenme

Giriş

Romatizmal hastalıklar, eklemler ve bağ dokusunda iltihaplanma, ağrı ve şişlik gibi belirtilerle kendini gösteren kronik hastalıklardır.
Bu hastalıklar genellikle bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına saldırması sonucu ortaya çıkar.
Romatoid artrit, lupus ve ankilozan spondilit gibi çeşitli türleri bulunmaktadır.
Bu hastalıkların tedavisinde ilaçlar önemli bir rol oynasa da, beslenme de hastalığın yönetiminde büyük bir öneme sahiptir. Doğru beslenme, iltihabı azaltarak semptomları hafifletebilir ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir.  İltihaplanmayı artıran ve azaltan gıdaları bilmek, hastaların yaşam kalitesini artırmada yardımcı olabilir.

2017’den bu yana yayınlanan çalışmalar da gösteriyor ki; romatizmal hastalığa yatkınlığı olan veya romatizmal hastalığı olan bireylerin hastalığın ilerlemesini engellemek ya da belirtileri hafifletmek için nasıl beslenmeleri gerektiği önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenme, sağlıklı bir vücut ağırlığını korumak, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak, stres yönetimi ve yeterli uyku, romatizmal hastalıkların yönetiminde önemli rol oynar.  Ayrıca, bağırsak sağlığını destekleyen fermente gıdalar ve probiyotikler, inflamasyonu azaltıcı etkileri nedeniyle önerilmektedir.

İşte bu konuda yapılan çalışmaları  ve çarpıcı sonuçları sizler için derledik;

Romatizmal hastalığı olan veya yatkınlığı olan bireylerin uzak durması gerekenler;

  • Sigara
  • Alkol
  • Fazla kilo/ ağırlık artışı: Artan kalori alımı ve artan yağ dokusunun etkisi ile risk artar.
  • Kırmızı et: Doymuş yağdan zengin besinler (yağlı kırmızı et, sakatat, işlenmiş et ürünleri, tere yağ, kuyruk yağı, paketli yağlı gıdalar) ve trans yağ asitleri (kızartılmış işlenmiş yağlı gıdalar) inflamasyonu artırır. Aşırı kırmızı et ve yüksek protein alımı inflamatuar hastalıklar ile ilişkilidir.
  • Şeker ilaveli yiyecek/içecekler: Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu ve eklenmiş şeker.
  • Glisemik indeksi yüksek diyet: İşlenmiş tahıllar, pirinç, beyaz un, şeker ilaveli beslenme tipi inflamasyonu artırır.
  • Tuz (günde 5 g’dan fazlası)
  • Kahve: Günde 4 bardaktan fazla kahve tüketimi, kahve demlerinde bulunan bileşenler nedeniyle RH riskini artırdığı bulunmuştur. Kafeinli veya kafeinsiz fark etmez.
  • Solanin: Yeşil renge dönmüş olan domates ve patates tüketilmemelidir.
  • Gluten: Son çalışmalar, glutenin RH’da bir antijeni temsil edebileceğini    göstermektedir. Tersi yayınlar olsa da doğru bir beslenme modelinde glutensiz diyetin etkisi denenebilir.

 

  • Ayrıca yeterli kanıt olmasa da İnek sütü içermeyen diyetin romatizma hastalığı olan bireylerin %1-2’sinde iyi sonuç verdiği gösterilmiştir.
  • Vegan diyetin bir etkisinin olmayacağı konusunda orta düzeyde kanıta ulaşılmıştır.
  • Ketojenik diyet ile ilgili ise Henüz bir kanıt yok.

Romatizmal hastalığı olan bireylerin fayda göreceği beslenme modelleri şunlardır:

  • Akdeniz diyeti
  • Nordic diyeti
  • Bireye göre kalorisi kısıtlanmış,
  • Glisemik indeksi düşük,
  • Şekersiz,
  • Sebzelerden zengin,
  • Kuru baklagilden zengin,
  • Kırmızı et tüketimi sınırlı,
  • Haftada 2-3 kez balık ve lif içeriği yüksek tahıllardan zengin,
  • Günde 2 bardak fermente süt ürünleri( mümkünse keçi sütü)
  • Çiğ kuruyemişleri ve yağ kaynağı olarak zeytinyağını içeren bir beslenme planlanmalıdır.

Anti-inflamatuar beslenme modeli, romatizmal hastalıkların yönetiminde etkili bir yaklaşımdır. Bu beslenme modelinde taze sebzeler, meyveler, tam tahıllar, yağlı tohumlar ve balık gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin gıdalar tüketilir.  Şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınılır.
Omega-3 yağ asitleri, iltihaplanmayı azaltıcı özellikleri ile bilinir ve somon, sardalya, ceviz, keten tohumu gibi besinlerde bulunur.

Tüm kanıtlar göz önüne alındığında, Akdeniz diyeti, iyi bilinen anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle yüksek oranda “yağlı” balık (sardalya, somon, levrek ve alabalık) tüketimiyle birleştiğinde en çok teşvik edilen diyet modelidir. Atak döneminde bu beslenme modeli glutensiz beslenme modeli ile birleştirilerek kişiye özel bir eliminasyon planına dönüştürülebilir.

Yapılan çalışmaların sonucuna göre beslenmeye eklenecek yiyecekler:

  • Zerdeçal, zencefil, safran, tarçın: Yapılan çalışmalar tablet veya toz formunda kullanımının faydaları olabileceğini gösteriyor. Toz formunda yemeklere ekleyebilirsiniz, ancak tablet formunu kullanmak için önce doktorunuza danışınız.
  • Fermente gıdalar: Kefir, kombucha (mayalanmış çay içeceği) , lahana turşusu, tempeh, ekşi maya ekmek bağırsak mikrobiyotası üzerine faydalıdır ve inflamasyonu azaltır.
  • Probiyotikler: İçeriğinde L.casei, L. Rhamnosus ve bifidobakteriler olan probiyotiklerin düzenli kullanımda faydaları görülmüştür.
  • D vitamini: Öncelikle serum D vitamin düzeyi > 30 ng/ml olmalı, sonrasında günlük doz alınmalıdır.
  • Omega 3: 1 g omega 3 desteği alınabilir, haftada 3 gün balık tüketilmelidir.
  • Sebze ve meyveler: Kırmızı, koyu yeşil, sarı renkteki sebze ve meyveler içerdiği antioksidanlar ile faydalıdır. Sebze ve meyve tüketimi ve diyet kalite indeksi hesaplandıktan sonra, doktoru ile görüşerek bazı hastalara resveratrol, quercetin, CoenzimQ10, alfa lipoik asit ilave edilebilir.
  • Yeşil/siyah çay
  • Sızma zeytinyağı: Beslenmedeki yağ kaynağı olmalıdır.
  • Antioksidan vitamin-mineraller: C vitamini, selenyum ve çinkodan zengin diyet.
  • Doktor önerisi ile tip 2 kolajen (her RH hastası için uygun olmayabilir).

Takviyeler:

  • Bitkisel takviyeler ve antioksidanlar hakkında yapılan araştırmalar hala devam etmektedir. Bazı bitkisel takviyelerin ve antioksidanların inflamasyonu azaltabileceği düşünülmektedir.  Ancak, bu tür takviyelerin kullanımı konusunda dikkatli olunmalı ve mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Sonuç:

  • Romatizmal hastalıkların yönetiminde beslenme önemli bir faktördür. Anti-inflamatuar beslenme modeli benimsemek, inflamasyonu azaltmak ve semptomları hafifletmek için önemlidir.
  • Beslenme değişikliklerinin yanı sıra, yaşam tarzı değişiklikleri de romatizmal hastalıkların yönetiminde etkili olabilir.

Unutmayın, her bireyin durumu farklıdır ve kişisel beslenme ve yaşam tarzı önerileri için bir doktora veya beslenme uzmanına danışmak en iyisidir.

 

 

Diğer Bloglar

Ramazan Bayramında Sağlıklı Beslenme ve Bayram Sonrası Dengeleme Rehberi Ramazan ayı boyunca uzun saatler açlık ve belirli bir beslenme düzenine

YENİ TEHLİKE: AİRFRYER MI? Airfryer’lar, yiyecekleri daha az yağ kullanarak kızartma imkanı sunan modern mutfak cihazları olarak popülerlik kazanmıştır. Ancak,

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PKOS) VE BESLENME TEDAVİSİ Giriş Polikistik Over Sendromu (PKOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda yaygın olarak görülen ve yumurtalıkların

MAGNEZYUM İLE TANIŞALIM Magnezyum, bedendeki 300’den fazla enzimatik reaksiyonda kofaktör olarak rol oynayan, çeşitli gıdalarda ve dünyanın doğal oluşumlarında bulunan

İnsülin Direncini Yenmene Yardımcı 33 Temel Öneri Beslenme Her gün 2 porsiyon koyu yeşil yapraklı sebze tüket. Sebze ve meyve

İNFERTİLİTE VE BESLENMENİN ROLÜ İnfertilite (kısırlık) kadın ve erkeklerde pek çok nedene bağlı olarak gerçekleşebilir. Bu durumda yardımcı üreme teknikleri